|
|
Şifalı Bitkiler ile Bitkisel Tedavi

Baş harflerine göre Şifalı bitkiler
 |

M ile başlayan Şifalı Bitkiler

|
 |
|
Muz (musa) Faydaları
Muzgiller familyasından; sıcak bölgelerde yetişen, çok yıllık ve çok büyük bir otsu bitki cinsidir. Yurdumuzda Antalya ve Anamur çevresinde yetiştirilir. Muz ağacının gövdesi; toprak altında kök-sap veya soğan halinde bulunur. Yaprakları bu kök-saptan çıkar. Tabandaki çiçekleri meyve verir. Meyvelerin tamamı sarkık bir sapın üzerinde toplu halde bulunur. Nişasta ve şeker bakımından zengindir. Lezzetlidir. Fırında veya güneşte kurutulduğu zaman çok besleyici bir un verir. Faydası : Vücudun ihtiyacı olan bütün maddeleri karşılar. Kemiklerin gelişmesini sağlar. Nekahat devresini kısaltır. Sinir zafiyeti ve yorgunluğu giderir. Böbrek ve mafsal iltihabında, bağırsak hastalıklarında faydalıdır. Müzmin kabızlık çekenler fazla yememelidir. |
|
|
 |
|
Mürsafi (mürrisafi) Faydaları
Burseraceae familyasından; çeşitli balsam ağaçlarından elde edilen reçine sakızıdır. Güzel kokusu vardır. İlkçağlardan beri kullanılır. Kokusu kuvvetli, tadı acıdır.
Faydası : Spazmları giderir. Uyarıcıdır. Aybaşı tutukluğunu giderir. |
|
|
 |
|
Mürver (patlangıç) Faydaları
Hanımeligiller familyasından; türlerinin çoğu Kış aylarında çiçekleri döken çalı veya ağaçcık halinde odunsu, ender olarak da otsu karakterde olan bir bitki cinsidir. Sürgünlerinin geniş bir özü vardır. Tomurcukları bol sayıda pullarla örtülmüştür. Çiçekleri beyazdır. Meyveleri kabuksuz tane şeklindedir. 20 kadar türü vardır.
|
Yurdumuzda doğal olarak bulunur. Yaprakları uçucu yağ, şekerler ve bazı organik asitler taşır. Meyvelerinde acı madde, tanen, şekerler, valerian asidi ve bol miktarda renk maddesi bulunur. Yapraklar ve meyveler müshil olarak kullanılır. Köklerinde müshil tesiri vardır. Çiçekleri terletici ve hafif yatıştırıcıdır. Kullanılan kısımları; yaz aylarında toplanıp, kurutulur.
Faydası : Kabızlığı giderir. Ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. İdrarı çoğaltır. Anne sütünü artırır. Nezlede faydalıdır. Güneş yanıklarında da faydalıdır. |
|
|
 |
|
Maca (Lepidium Meyenii) Faydaları
Maca (Lepidium Meyenii); Güney Amerika (Peru) kökenli bir bitkidir. Peru birçok önemli bitkinin anavatanıdır. Buna kadim İnka uygarlığından beri bilinen Maca da dahildir. Tarihsel kullanımı
|
İnkalara kadar uzanan Maca, Peru halkı tarafından yüzyıllardır hem bir besin hem de şifalı bir bitki olarak güvenle kullanılmaktadır. Bu bitki Peru nun yüksek platolarında (2000-3500 m) yetiştirilmektedir. Köklerinin besin değeri oldukça yüksektir. Maca kökü; karbonhidrat, protein, fiber ve esansiyel mineraller (özellikle selenyum, kalsiyum magnezyum ve demir) açısından zengindir. Ayrıca linolenik asit, palmitik asit, oleik asit, steroller ve polisakkaritler içerir. Maca, bu yörede stresle başa çıkma, libido (cinsel istek) ve kuvvet verici bir tonik olarak iyi bir şöhrete sahiptir ve cinsel hayatlarına heyecan katmak yada daha ilginç hale getirmek isteyen hem kadınlar hemde erkekler tarafından kullanılmaktadır. Latin Amerika nın birçok yerinde ise, kimyasal içerik bakımından aynı olmamasına rağmen, Peru Ginseng diye anılmakta ve tıpkı ginseng gibi enerji seviyesini yükseltmek, daha güçlü ve dayanıklı olmak, yorgunluk ve halsizliği azaltmak veya gidermek ve cinsel güç için yada bunların değişik kombinasyonları için birçok kişi tarafından kullanılmaktadır. Fakat Maca artık sadece Peru veya Latin Amerika da değil başta A.B.D, Avrupa ve Japonya olmak üzere birçok ülkede tanınıyor ve bir takviye ürün olarak sizlere sunuluyor. Maca' nın içerdiği maddeler ile ilgili en derin analiz çalışması 1998 yılında PureWorld Botanicals tarafından Dr. Quin Yi Zheng liderliğinde yapıldı. Bu çalışmalar esnasında macada yukarıda belirtilen maddelere ek olarak başka bir bitki veya üründe henüz keşfedilmemiş benzersiz (unique) iki grup bileşik daha bulundu ve bu maddelere macamides ve macaenes adı verildi. Bu iki grup bileşiğin Maca? nın bilinen kullanım amaçlarıyla doğrudan ilişkili olduğu düşünülmektedir. Araştırmacılar bu düşüncenin geçerliliğini test etmek için hayvanlar üzerinde bir seri deneysel çalışma yaptılar ve sonuçlarını Medical Journal Urology nin Nisan 2000 sayısında yayınladılar. Bu sonuçlara göre göreceli olarak yüksek oranda macamides ve macaenes içeren maca ekstresi verilen kemirgen hayvan türlerinin kayda değer ölçüde enerji ve dayanıklıklarının arttığını gösterdiler. Bu denek hayvanları aynı zamanda, daha az macamides ve macaenes verilen denek hayvanlarına göre oldukça farkedilir derecede cinsel istek ve kuvvet sergilediler. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda da hem kadınların hemde erkeklerin libido ve cinsel isteklerinin arttığı ve sertleşme problemi olan erkeklerde bu bitkinin bir çare olabileceği gözlenmiştir. Ayrıca Maca nın testesteron, progesteron ve estrogen benzeri steroid hormonları normalize ettiği ve bu yüzden yaşlanmayla meydana gelen hormonal değişikliklerin önüne geçebilme yeteneğinin de olduğu gözlemlenmiştir. Araştırmalar Maca? nın herhangi bir hormon içermediğini göstermekte olup; hormon dengeleyici etkisinin içerdiği sterollerden geldiği düşünülmektedir.Bu çalışmaların en ünlüleri arasında Arizona American College Advancement in Medicine bölümünden Dr.Gary Gordon ve Federico Villarreal National University, Faculty of Human Medicine dan Dr.Aguila Calderon un çalışmaları sayılabilir.
Faydası : Aşırı yorgunluk, bitkinlik ve halsizlik hissine karşı enerji seviyesini yükselterek yardımcı olur. Fiziksel ve duygusal (zihinsel) dinginlik hissi verir. Kuvvet verici, dayanıklılık ve atletik performansı arrtırıcı etkisi vardır. Strese karşı fiziksel ve zihinsel olarak adaptasyon sağlanmasına yardımcı bir adaptojendir. Hem erkek hemde kadınlarda libido, cinsel istek ve arzuyu arttırıcı etkisi vardır. Vajinal kuruluk ve menopoz semptomlarına karşı yardımcı olur. Kadınlarda cinsel uyarıcı ve vajinal ıslanmaya yardımcı etkisi vardır. Erkeklerde cinsel iktidarsızlık ve sertleşme problemlerine yardımcı olabilir. Her iki cinste de doğal hormon dengeleyici etkisi vardır. Kullanım Önerisi: Gıda takviyesi olarak, günde 1-2 defa 1 kapsül alınabilir. Bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. |
|
|
 |
|
Meryemana Dikeni (Silybum marianum L) Faydaları
0-100 cm yükseklikte, gövdesi köşeli, seyrek tüylü, 1-2 yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları soluk yeşil renkli, beyaz damarlı, kenarları derin dişli ve dikenlidir. Çiçekleri baş şeklinde bir arada, mor (nadiren beyaz) renkli,meyveleri 7 mm kadar uzunlukta, esmer renkli, uç kısımlarında 15 mm
|
kadar uzunlukta, düşücü ve beyaz renkli bir tüy demeti bulunur. Özellikle Almanya' da sık sık Meryemana' yı çağrıştıran bir dinsel sembol olarak resmedildiği için bu isim verilmiştir. Eskiden beri; yaprak, sap ve çiçekleri tedavi amaçlı kullanılmaktaysa da, modern kullanımı tohumları ile sınırlıdır. Tohumları; sabit yağ (%25-30), nişasta, tanen ve flavono-lignan türevi bileşikler- silimarin' ler ( Silibin, silidianin, silikristin) içermektedir. Çok eski çağlardan beri özellikle karaciğer koruyucu olarak kullanılan bu bitki ile ilgili araştırmalar yaklaşık 30 yıl önce (1958) başladı. 10 yıl sonra ise Münih üniversitesi' nden H.Wagner başkanlığındaki bir araştırma grubu, silimarin olarak bilinen bir bileşiği (içeriğindeki faydalı etken madde) tohumlarından ayırmayı başardılar. Meryemana dikeni tohumları, %4-6 oranında bu bileşikten içermesine rağmen, günümüzde Amerika' da üretilen konsantre Meryemana dikeni ekstreleri %70-80 oranında silimarin içermektedirler. Faydaları ve Kullanım Alanları: Karaciğerde toksik maddelerin parçalanıp, atılacak hale gelmesine yardımcı olur. Karaciğerin çalışmasını destekler ve yeni karaciğer hücrelerinin oluşmasına yardımcı olur. Hepatit, sarılık ve karaciğer iltihabı problemlerinde faydalı olabilir. Alkolün çok kullanılması sonucu gelişen siroza karşı etkili olabilir. Ayrıca aşırı sigara içen kişiler için de önemlidir. İyi bir kan temizleyici olup, sedef hastalığında fayda sağlayabilir. Güçlü bir antioksidan olup, serbest radikallerin etkisini azaltır. Safra kanalları iltihabı ve hamilelikte safra akımının kesilmesi üzerine iyileştirici etkisi vardır. Böbreklerin daha iyi çalışmasına katkıda bulunarak idrar yollarındaki problemlerin giderilmesinde olumlu katkılar sağlar. Dokuları korur ve iltihap önleyicidir. Meryemana Dikeni tohumları, hemen hemen 2000 yıldır karaciğer problemleriyle ilgili olarak kullanılan bir bitki olup, modern araştırmalar sonucu da karaciğer hastalıkları üzerine olumlu etkisinin ispatlanmış olması, geleneksel bilgilerin de doğru olabileceğine çok ilginç bir örnektir. Silimarin' in karaciğere etkileri üzerine yapılan araştırmalar ve klinik deneyler, bu maddenin gerçekten vücudumuzun ikinci büyük organı olan karaciğeri güçlendiren iyi bir tonik olduğunu ve karaciğer hücrelerine direkt etki gösteren bir madde olduğunu ortaya koymuştur. Önceleri sadece Almanya' da daha sonraları ise Avrupa'nın birçok ülkesinde yapılan klinik çalışmalarda ise; kronik hepatit (karaciğer iltihabı) dahil, aşırı alkol ve bazı ilaçların neden olduğu safra yolu iltihabı (kolanjit), siroz ve kronik karaciğer hastalıklarında da bu maddenin oldukça etkili olduğu belirlenmiştir. Karaciğer vücudumuzun kimyasal fabrikası gibi çalışarak, sağlığımızın sürdürülmesinde önemli bir rol oynar. Yağların yıkımı-parçalanması için gerekli olan safrayı üretir. Kanımızdaki nikotin, alkol ve karbon monoksit gibi zehirleri zararsız hale getirir. Karaciğer aynı zamanda A,D,E ve K vitaminlerinin de depolandığı yerdir. Meryemana Dikeni tüm karaciğer fonksiyonlarını destekler ve yeni karaciğer hücrelerinin oluşmasına yardımcı olur. Meryemana Dikeni'nin içerdiği silibin aynı zamanda kuvvetli bir antioksidan olup; sigara, alkol ve kirli hava ile alınmış olan zararlı maddeleri ve oksidatif zarar sonucu üretilen serbest radikalleri etkisiz hale getirir. Silimarin aynı zamanda iyi bir kan temizleyici olup, sedef hastalığı (psoriasis) için de faydalıdır. Sedef hastalığının karaciğerle ilişkisi, karaciğerin temel görevi olan kanı filtre (süzme) etmesine bağlıdır. Başka bir faktör de leukotriene' lerin fazla üretilmesidir. Silimarin, fazla leukotriene üretimini, böylelikle fazla hücre oluşumunu engeller. Silimarin, karaciğer hormonlarının, ilaçların ve kimyasalların süzülüp temizlenmesinden sorumlu Glutathione maddesinin oranını %35' in üzerine çıkarmaktadır. Silimarin, karaciğere zarar veren başka bir enzim olan leukotriene' ler için kuvvetli bir engelleyicidir (inhibitördür) ve karaciğere karşı koruyucu etkisi birçok deneysel ve klinik çalışmalarla gösterilmiştir. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda silimarin'in; siroz, kronik hepatit, karaciğerin yağ infiltrasyonu, gebelikte safra akımının kesilmesi, safra kanalları iltihabı (cholangitis) ve safra kanalları çevresindeki doku ve oluşumların iltihabı (pericholangitis) gibi birçok karaciğer hastalığı üzerinde pozitif etkisi olduğu da gösterilmiştir. Yapılan klinik çalışmalarda, silimarin'in özellikle alkole, kimyasal kaynaklı karaciğer hasarlarına ve viral hepatite (virüsün meydana getirdiği) karşı etkili olduğu anlaşılmıştır. Silimarin, karaciğeri korurken, aynı zamanda yeni karaciğer hücrelerinin oluşmasını ve onların zarar gören hücrelerin yerini almasını sağlamaktadır. Meryemana Dikeni; faydalı etkilerini daha da artırmak için benzer ve yardımcı etkileri olan Zerdeçal-Hint safranı (Curcuma longa)) ile takviye edilmiştir. Herbir Meryemana Dikeni Kapsülü; 150 mg silimarin (Meryemanadikeni-meyve ve tohum)) ve 350 mg zerdeçal (kök) içermektedir. Kullanım Önerisi: Meryemana Dikeni, gıda takviyesi olarak yemeklerle beraber günde 1-3 defa 2 kapsül alınabilir. Bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.
|
|
|
M ile başlayan Şifalı Bitkiler



|
|
|
|
|